DEXX Diyet Seti Başlangıç ve Devam ürünlerinden oluşan 16 gün kullanım için
hazırlanmış toplam günlük diyetin yerini alan üründür. Başlangıç ürünü 2 gün,
devam ürünü ise 14 gün kullanılmaktadır. Ürünlerini yağsız süt veya yoğurt ile
tüketebilirsiniz.
DEXX İçeriği
Protein, Karbonhidrat, Katı Yağ, Doymuş Yağ Asitleri, Doymamış Yağ Asitleri,
Çoklu Doymamış Yağ Asitleri, Diyet Lifleri, Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Fosfor,
Magnezyum, Demir, Çinko, Bakır, İyodin, Manganez, Selenyum, Vitamin A, Vitamin
D, Vitamin E, Vitamin K, Vitamin C, Vitamin B1, Vitamin B2, Niyasin, Vitamin B6,
Folik Asit, Pantotenik Asit, Vitamin B12, Biyotin, Ekmek birimleri.
*Her 100 gr için ürünün kalorisi: 498 kJ (119 kkal)
Protein: Protein bütün hücrelerin yapı taşıdır. Çocukların da yetişkinlerin de
belirli oranda proteine ihtiyacı vardır. Hücre içi ve hücre dışı sıvıların da
dengede tutulmasını sağlar. Bir yetişkinin günde alması gereken protein miktarı
kilo başına 1 gr’dır. Yani 90 kg olan bir bireyin günde 90 gr protein alması
gerekir. Diyet yaparken, vücudumuzun ihtiyacı olan başlıca yapı taşlarından
birisidir.
Karbonhidrat: Vücudumuz aldığımız besinlerden enerji üretir. Fakat vücudumuzun
başlıca enerji kaynağı karbonhidratlardır. Bununla birlikte fazla karbonhidrat
kilo alımına sebep olur. 1 gr karbonhidrat 4 kalori enerji kazandırır. Diyet
uygularken de vücudumuzun belirli oranda enerjiye ihtiyacı vardır.
Niyasin: Vücudun karbonhidratı kullanmasına yardımcı olur. Cilt sağlığı için
gereklidir. Sinir sisteminin düzenli çalışmasına yardım eder. Hazmı
kolaylaştırır, metabolizmayı hareketlendirir. Kolesterolü düzenlemesi açısından
son derece faydalı vitaminlerden biri olan Niasin, kalp hastalıklarını önler.
Katı yağ: Katı yağlar beslenmede büyük yer tutan, besin değeri yüksek yağlardır.
Diğer yağ gruplarına oranla daha tok tutar.
Yağ asitleri: Yağ asitleri günlük hayatta olduğu gibi diyet yaparken de
vücudumuzun en büyük ihtiyaçlarından birisidir. Yağ asidinin bir çift hidrojen
atomundan fazlası eksik ise, yağ asidi çoklu doymamış yağ asidi olarak
adlandırılır. Çoğu bitki yağlarında yüksek miktarlarda bulunmaktadır. Çoğunun
kan kolesterolü seviyesinde herhangi bir etkisi olmamakla birlikte diyette
doymuş yağ asitleri ile yer değiştirirse faydalıdır. Bununla beraber balık
yağında çoklu doymamış yağ asidi olarak adlandırılırlar. Bu yağ asitleri
kolesterolü düşürmeye yardımcı olurlar ve bu nedenle faydalıdırlar.
Biyotin: Yağ asitlerinin yapımına yardım eder, sonra bunları karbonhid¬ratlarla
birlikte yakarak enerji sağlar.
Diyet lifleri: Lif karbonhidrat içeren yiyeceklerde, sebze ve meyvelerde
bulunmaktadır. Bunlar suda çözünülebilen liflerdir. Suda çözünmeyen lifler olan
arpa, buğday, kepek ve kepekli prinçte bulunan lifler diyet yaparken çok daha
önemlidir. Bu tür lifler suda çözünmediği için şişer ve tokluk hissi verir.
Ayrıca bağırsakları temizleyerek sindirimi de kolaylaştırırlar.
Sodyum: Vücudun asit-baz dengesini ayarlamakta yardımcıdır. Aynı zamanda vücutta
su tutulmasını sağlar. Sodyum vücuttan terleme ve idrar yoluyla atılmaktadır.
Potasyum: Kasların faaliyetlerinde önemli bir yer tutar. Potasyum aynı zamanda,
hücreler içindeki ozmotik basıncın korunmasına katkıda bulunarak hücre içindeki
sıvının dışa kaçmasının önlenmesini sağlamaktadır.
Kalsiyum: 70 kg’lık bir vücudun 1.2 kg’ı kalsiyumdur. Bu raka¬mın % 99′undan
fazlasını kemikler ve dişler oluş¬turur. Kalsiyumun kemiklerin yapısında yer
alma¬sı kadar bazı hücresel etkinliklerdeki rolü de ya¬şam açısından önemlidir.
Sinir ve kas fonksiyon¬ları, hormonal etki mekanizması, kanın pıhtılaş-ması
hücresel hareketlilik ve benzeri birçok önemli olayda kalsiyumun hayati
görevleri vardır.
Folik Asit: Folik Asit; alyuvarların oluşumundaki temel bileşendir ve enerji
üretiminde önemlidir. Onu uygun hücre bölünmesi ve kopyalanmasında temel öğe
yapan DNA ve RNA sentezlerinde bir koenzimdir.
Selenyum: Sağlıklı bir hayat için gerekli bir mineraldir. Antioksidan
özellikleri vardır. Protein ve DNA sentezine katkıda bulunur. Bağışıklık
sistemini kuvvetlendirdiğini, karaciğer ve troit bezinin daha iyi çalışmasını
sağladığını, iyi kolesterolü arttırdığını gösteren bulgular vardır.
Magnezyum: Vücutta protein sentezlenmesinde, sindirimde ve besinlerden enerji
üretilmesinde görev alan önemli bir mineraldir.
Fosfor: Proteinlerin sentezlenmesi, enzimler ve hücrede enerji üretimi ile
ilgili kimyasal olaylara katılır.
Pantotenik asit: Vücutta depolanamayan ve suda eriyen bir vitamindir.
Karbonhidrat, yağ ve protein metabolizması için gereklidir.
Vitamin B12: Doğru sindirim, besinlerin alınması, protein sentezi, karbonhidrat
ve yağ metabolizması için gereklidir.
Vitamin B6: Beyin fonksiyonları, protein sindirimi ve hormonların üretimi için
gereklidir. Cinsel hormonları dengeler. Depresyon ve alerjik reaksiyonlara karşı
etkilidir.
B2 Vitamini: Karbonhidrat, protein ve yağların enerjiye dönüştürülmesinde
yardımcıdır ve antioksidan etkisine sahiptir.
B1 Vitamini: Karbonhidrat metabolizmasında rol oynar. Karbonhidratları
parçalayarak vücuda enerji temin eden glikoza dönüşmesini sağlar.
C Vitamini: Bu vitaminin başlıca görevi bağlarını tutan ana protein maddesi olan
kolajeni üretmek ve bağışıklık sistemi, sinir sistemi, hormonlar ve besinlerin
emilimi fonksiyonlarına destek olmaktır.
K Vitamini: Kanın pıhtılaşmasında görev alan vitamin olarak öne çıkar ve en
önemli görevi de budur, yani kanın pıhtılaşmasını sağlamasıdır.
D Vitamini: Kalsiyum ve fosforun sindirim yollarında kullanımı ve emilimi için
gereklidir.
E Vitamini: Yağda çözünen önemli bir antioksidandır ve özellikle hücre zarları
ve lipoproteinlerde önemli antioksidan işlevler görmektedir.
A Vitamini: Bağışıklık sistemini kuvvetlendirerek cilt sorunlarını engeller.
Ayrıca sindirim sisteminde oluşan ülserleri tedavi eder.
DEXX Devam İçeceği içeriği: Protein, Karbonhidrat, Katı Yağ, Doymuş Yağ
Asitleri, Doymamış Yağ Asitleri, Çoklu Doymamış Yağ Asitleri, Diyet Lifleri,
Sodyum, Potasyum, Kalsiyum, Fosfor, Magnezyum, Demir, Çinko, Bakır, İyodin,
Manganez, Selenyum, Vitamin A, Vitamin D, Vitamin E, Vitamin K, Vitamin C,
Vitamin B1, Vitamin B2, Niyasin, Vitamin B6, Folik Asit, Pantotenik Asit,
Vitamin B12, Biyotin, Ekmek birimleri.
Her 100 gr için ürünün kalorisi: 290 kJ (69 kkal)
Programının Hedefi Nedir?
Programın asıl hedefi vücuttaki kas oranına zarar vermeden ideal görünümünüze
kavuşmanıza yardımcı olmaktadır.
Ayrıca yeme ve içme tarzınızı düzenlemenizi ve verdiğiniz kiloyu tekrar
almamanızı hedefliyoruz.
KİLO KONTROL PROGRAMI
Kilo kontrol programına START ürünü ile başlayacaksınız.
START ÜRÜNÜNÜN KULLANIMI VE SÜRESİ:
İLK İKİ GÜN
200 ml. (mililitre) az yağlı (%1.5) süt ile 4 ölçüm kaşığı START ürünü günde 3
saat ara ile 5 defa alınacak. Bu ürün iki gün kullanılacaktır. Ayrıca bu süre
içerisinde günlük 2-3 litre su içilmesi sağlıklı bir diyet için çok önemlidir.
Diyetin başarısı için ilk iki gün çok önemlidir.
ÜÇÜNCÜ GÜN
Üçüncü gün sabah 11'e kadar sabah kahvaltısı yapılacak. Kahvaltıda 2-3 dilim
çavdar ekmeği, peynir (bir dilim), reçel veya bal (bir dilim ekmek ile
birlikte), haşlanmış yumurta, 5 - 7 adet zeytin, sebzelerden havuç, marul,
biber, domates ve salatalık yenilebilir.
Kahvaltıdan 5 saat sonra 2 nci kutuya öğle yemeği yerine başlanacaktır.
Örneğin sabah saat 10.00 'da kahvaltı yaptığınızda saat 15:00'de 2 ncikutuyu
öğle yemeği olarak alacaksınız.
Tekrar 5 saat sonra yani saat 20:00'de akşam yemeği yerine yine 2 nci kutuyu
alacaksınız. 2 nci kutu (büyük kutu) 300ml. (mililitre) az yağlı süt (%1.5) veya
yoğurt ile, iki ölçüm kaşığı DEXX öğle yemeği ve akşam yemeği yerine
alınacaktır. Başlangıçta büyük kutu 5 saat aralar ile 2 kez alınacaktır.
Kendinizi çok aç hissederseniz domates, yeşillik, biber veya salatalık
yiyebilirsiniz.
Arada rejimi bozacak yiyeceklerden özellikle sucuk, salam, çikolata, kızartmalar
ve meyve ( meyvede şeker olduğu için diyet süresince meyve yememeye dikkat
edilmelidir ) yağlı yiyeceklerden uzak durun. Diyetin başarılı olması size
bağlıdır.
DİYETİN SONA ERMESİ
Hedeflenen kiloya 3 kilo kalıncaya kadar sadece sabahları kahvaltı yapılacak ve
iki öğün DEXX kullanılacaktır.
Amaçlanan kiloya 3 kilo kaldıktan sonra yine en geç sabah 11'e kadar kahvaltı
yapılacak.
Bunun ardından 5 saat sonra normal öğle yemeği yenilecek ve akşamları sadece
DEXX alınacaktır.
Örneğin: 70 kilo olup 15 kilo vermek isteyen bir kişi, 12 kilo verinceye kadar,
sadece kahvaltı yapacak, öğle ve akşam sadece DEXX alacaktır. 12 kilo verip 58
kiloya düştükten sonra verilen kiloların yeniden alınmaması için kahvaltıdan 5
saat sonra ürün yerine öğle yemeği yenilecek DEXX sadece akşam alınacaktır.
Bu uygulama istenilen kiloya varılıncaya kadar devam edecektir.
İstenilen kiloya erişince diyet ürünü kesilecektir. Diyet ürünü ile VERİLEN
KİLOLARIN YENİDEN ALINMAMASI İÇİN düzenli yemek yeme alışkanlığının korunması
gerekmektedir.
Özelikle sabah kahvaltılarına önem verilmesi gerekir.
Diyet süresince günde 2-3 litre su içilmelidir. Bunun yanı sıra çay, kahve,
içilebilir
( meyve suyu da içilmez ). Şeker ve tansiyon hastaları doktor kontrolünde
kullanabilir.
Sağlıklı ideal bir kiloya ulaşmanızı temenni eder, başarılar dileriz.
Genel Tavsiyeler
YAĞLAR
( Sıvıyağ, katıyağ, şeker, çikolata, pasta vs. )
Bunlar sadece tatverebileceği kadar alınır.
1. Örnek:
Bir dilim ekmeğin üstüne ince yağ sürmek.
2. Örnek:
100 gramlık çikolatanın bir sırasını yemek (20 gram ).
PROTEİNLER
Bunlar gizli yağ olan ürünlerdir, orta şekilde yenilir.
( Peynir, balık, sosis, et vs. )
Örnek:
İnce bir dilim ekmeğe ince bir dilim peynir.
KARBONHİDRATLAR
Bunlar bol bol yenilebilecek gıdalardır.
( Meyve, sebze, tahıl ürünler vs. )
DİYETE UYGUN KAHVALTI NASIL YAPILIR?
Karbonhidratlar bölümünden en az iki üç dilim siyah ince ekmek / çavdar ekmeği,
istenilirse ekmeğin üzerine az yağ veya krem peynir sürülebilir. Veya dilim
peynir, haşlanmış yumurta ve en önemlisi bol bol sebze ( domates, salatalık,
biber, havuç, yeşillik vs... ) alınabilir.
DÜZENLİ YEMEK
Düzenli yemek, sağlıklı beslenmek kadar önemlidir.
* Klasik yemek periyotlarına ( kahvaltı, öğle ve akşam yemeği ) uymaya
çalışınız.
Bu vücudunuz için en sağlıklı metotdur.
* Kahvaltınızı en geç saat 11:00'e kadar yapınız. Çünkü bu süre vücudunuzdaki
metabolizma değişikliğinin en etkili olduğu zaman dilimidir.
* Günde en az 2 - 3 dilim çavdar - buğday karışımı tahıllı ekmek yiyiniz.
* Tereyağını mümkün olduğu kadar az ve ince bir şekilde ekmeğinize sürünüz.
Mümkünse tereyağı yerine az yağlı taze peynir veya az yağlı krem peynir
kullanınız.
* Az yağlı peynir, az yağlı sucuk ve salamları tercih ediniz. Bir dilim ekmeği,
bir dilim peynir veya bir dilim salam / sucuk olarak tüketiniz.
UYARI: Mümkün olduğu kadar beyaz peynir ve çok yağlı peynirleri ekmeğinizle
parça halinde yememeye itina gösteriniz. Peynirleri ince dilimler halinde
doğrayıp ekmeğinizin üzerine koyup tüketiniz.
* Yemeklerle sürekli olarak sebze bulundurmaya itina gösteriniz. Yemeğinizin
yanında marul, havuç, biber, salatalık, domates gibi sebzeleri bulundurmanın
sağlığa yararlı olduğunu asla unutmayınız.
*Yemeklerinizin yanında az yağlı yoğurt tercih ediniz.
* Meyveleri mümkün olduğu kadar öğünler ile birlikte alınız, ara öğün yerine
almayınız.
Öğle yemeğini kahvaltıdan yaklaşık 5 saat sonra yemeğe çalışınız. Bu yemek
periyodunu sürekli sabit tutmaya gayret gösteriniz.
* Öğle yemeğinde de mümkün olduğu kadar az yağlı yiyecekleri ve gıda maddelerini
tüketmeye dikkat ediniz.
*Yemeğin ana bölümünü patates, pirinç, makarna, baklagiller, ekmek gibi doyurucu
malzemelerden meydana gelmesine itina gösteriniz.
* Öğle yemeğinde tabağınızın en küçük yerine et, balık ve yumurta almalıdır.
Öğün başına uzmanların tavsiye ettiği et ve balık porsiyonunun ağırlığı 250 -
300 gram arasındadır. Buna dikkat edilmesi, sağlık açısından önemlidir.
Önemli: Az yağlı et ve balık cinslerini tercih ediniz ( tavuk ve kanatlı hayvan
etlerinde, etlerin derisini yemeyiniz, böylece yağ oranını azaltmış olursunuz ).
* Sofranızda mümkün olduğu kadar fazla deniz balığı bulundurmaya çalışınız.
Çünkü bu tip balıklar vücut için sağlıklı yağları içermektedir. Omega3 olarak
nitelendirilen bu yağların oranizma üzerindeki çok olumlu etkileri bulunduğu
unutulmamalıdır.
Akşam yemeğini öğle yemeğinden yaklaşık beş saat sonra yemeye çalışınız. Bu
yemek vaktini sürekli sabit tutmaya gayret gösteriniz.
* Akşam öğünlerinde ağır ve fazla yemeyiniz.
* Çavdar buğday karışımı ekmek, sebze, salata, meyve, az yağlı peynir, az yağlı
sucuk / salam ve az yağlı yoğurt gibi hoşunuza giden yemekleri tercih ediniz.
* Son yemek öğününün, yatağa girmeden 2 - 3 saat önce alınmış olmasına dikkat
ediniz.
Önemli: Susuzluğunuzu gidermek için çok su, az şekerli çay veya meyve suları
karışımı maden suyu ( soda ) içiniz. Günlük içecek miktarının ortalama 2 - 3
litre olmasına itina gösteriniz.
Şu konulara özel olarak dikkat ediniz:
1) Yemekten önce bir bardak su içiniz.
2) Bir öğün yemeği, 15 dakikadan az bir süre içinde bitirmeyiniz.
3) Yeme miktarında aşırıya kaçmayınız.
4) Az yağlı yiyecekleri almaya dikkat ediniz.
5) Her öğle ve akşam yemeğinde mutlaka salata bulundurmaya çalışınız.
Hareket ve Yürüyüş
1) Günlük hayatımda daha fazla hareket etmeyi nasıl sağlayabilirim?
Yapacağınız her bir dakikalık hareket çok önem taşımaktadır. Bu nedenle daha
hareketli bir hayat tarzı için günlük yaşamınıza hareketlilik gerektiren işlerin
adapte edilmesi gerekir. Örneğin bisiklet kullanınız veya otomobil kullanmak
yerine gideceğiniz kısa mesafeli yere yürüyerek gidiniz.
Asansör yerine ( çalıştığınız işyerlerinde ve ikamet ettiğiniz apartmanlarda )
merdivenlerden çıkmayı tercih ediniz.
Düzenli olarak yürüyüşe çıkmayı kendinize adet edininiz ( Mesela öğle molasında
yürüyüşe çıkabilirsiniz ). Çalışma ofisinizde mümkün olduğunca ayağa kalkınız ve
dahili telefon kullanmak yerine meslektaşınıza ( veya iş arkadaşınıza )
ileteceğiniz mesajı bizzat görüşerek ulaştırınız.
2) Hareket etmek, gerçekten zayıflamakta etkili oluyor mu?
Hareket, sağlığın korunması için gıda almak kadar hayati bir önem taşır.
Zayıflama programına paralel olarak spor yapmak, ideal bir refakatçi programı
teşkil eder. Vücudun ayda bir kilo yağı kalıcı ve etkin bir şekilde eritebilmesi
için, her gün ortalama 60 ile 90 dakika arasında düzenli olarak dayanıklılık
çalışmalarının yapılması gerekir. Bu nedenle, zayıflama konusunda alınan
gıdaların miktarına ve çeşidine gösterilen dikkat kadar, spor yapılmaya da özen
gösterilmelidir. Hareketlilik, zayıflamayı destekleyen ve hızlandıran bir
unsurdur. Hareketlilik, vücudun kaslı yapısının korumasına katkıda bulunur.
3) Bir kişi, ne kadar spor yapmalı?
İdeal spor, haftada üç kez ve her seferinde 30 - 45 dakika arasında yapılan
spordur. Hiç şüphesiz, herşeyin başlangıcı zordur. Bu nedenle, başlangıçta spor
yapmak için arkadaşlarınızla, yakınlarınızla ve dostlarınızla bir araya gelmeye
çalışınız. Böylece spor yapmanız için dışarıdan motivasyon desteği sağlamış
olursunuz. Spor faaliyetlerinizi, günlük çalışma programınının içine dahil edin.
4) Yürüyüşlerim için özel eşyalara / donanımlara ihtiyacım var mı?
İyi bir yürüyüş ayakkabısı oldukça önemlidir. Yürüyüş için yapılan sporun
niteliğine uygun ve sizin rahat edebileceğiniz bir ayakkabı tavsiye edilir.
Yürüyüş ayakkabısının küçük olmamasına dikkat ediniz. Böylece hem ayağın
ayakkabı içinde rahat hareket etmesi sağlanır hem de yürüyüş esnasında ayakların
yaralanıp yürüyüş yapması engellenemez. Yürüyüş yaparken giyilecek elbiselerin
cinsi ve özellikleri de önemlidir. Mümkün olduğu kadar vücudunuzu serin tutacak
ve sıcaktan koruyacak hafif bir elbise giymeye çalışınız.
5) Yürüyüş esnasında da ısınma hareketlerinin yapılması
gerekli mi?
Evet. Isınma ve esneme hareketleri mutlaka yapılmalıdır. Yürüyüş programlarının
öncesi ve sonrasında esneme çalışmaları ile vücut kasları, üzerlerine gelecek
yüke hazırlanmış olurlar. Yürüyüş ile kısalmaya meyil eden kasların yeniden
günlük hareketlere yönelmesi sağlanmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
1) Davetlerde ve ziyaretlerde neler yapmalı, nasıl davranmalıyım?
Öğle saatlerindeki davetlerde herhangi bir problem söz konusu değildir. Bu
davetlerde, beslenme programınıza uygun yiyecekleri seçiniz ve porsiyonların
fazla büyük olmamasına dikkat ediniz. Dikkat edeceğiniz başka bir konu da,
salatalarda ve yemeklerde kullanılan sosların miktarıdır. Bu sosların aşırı
yağlı olduğu ve beslenme programınızı olumsuz olarak etkileyebileceğini
unutmayınız.
Akşam davetlerinde, mümkün olduğu kadar karbonhidrat oranı az olan yiyecekler
yemeye çalışınız. Makarna, patates, veya pirinç gibi gıdaların akşamları
vücuttaki insülin düzeyini yükselttiği ve vücudun yağ yakma işlevini
yavaşlattığını unutmamalısınız.
Akşamları yenilebilecek en uygun yiyecekler arasında, salata çeşitlerinin yanı
sıra kanatlı hayvan etleri, balık, deniz ürünleri ve sebze çeşitleri tercih
edilmelidir. Ekmekten tamamen vazgeçmek yerine çavdar ekmeğini tercih ediniz.
Akşam davetlerinde de yağ tuzaklarına ve aşırı yağ içeren soslara karşı dikkatli
olmanız gerektiğini hatırlatırız.
2) Yemek zamanlarında tasarrufa gidebilir miyiz?
Akşam yemeğine davet edildiğinizde, öğle yemeğinden vazgeçip iştahınızı akşam
yemeğine bırakmak mı istiyorsunuz? Yemek öğünlerinin " biriktirilemeyeceğini"
özellikle bilmenizde yarar var. Vücudunuzun yağ yakma ritminin dengesini
bozmayınız. Öğle yemeğini yemediğiniz zaman, vücudunuz açlık hislerinizi
harekete geçirecek ve enerji yakma işlemlerini durduracaktır. Ne var ki açlık
hissinizin önüne geçmeniz mümkün olmayacaktır. Sadece akşam yemeği yerseniz,
bütün gün aç kalmanıza rağmen vücudunuz hemen yağ depolamaya başlayacaktır.
Vücudunuzdaki kas sisteminin zayıflaması, verimliliğinizi ve ana yağ yakma
miktarını azaltır. Bu sebepten öğle saatlerinde düzenli olarak iyi
çeşitlendirilmiş bir öğün yemek yemeyi ihmal etmeyiniz. Böylece akşamları açlık
hislerinizi kontrol altında tutabilir ve vücudunuzun sizi "baştan çıkarma"
uğraşlarına karşı daha iyi savunma imkanı bulabilirsiniz.
3) Tatilde neler yapabilirim?
Boş vakitlerinizde mümkün olduğu kadar fazla hareket etmeye çalışınız. Tatil
esnasında kaldığınız otellerde yarım pansiyonluk tarifleri tercih ediniz ve
kahvaltınızı mümkün olduğu kadar yeterli, ama geç saatlerde yapınız. Böylece geç
yapılmış bir kahvaltı, öğle yemeğinizin yerini almış olur. Akşam büfesinden,
salata çeşitlerini, sebze ve yağsız et çeşitlerini tercih ediniz. Her zaman
olduğu gibi, akşamları karbonhidratı az olan yiyecekleri almaya öncelir veriniz.
4) Ne kadar sık meyve yiyebilirim?
Meyvelerin ana maddesi su, posa ve şekerdir. Meyvelerin sadece meyve şekeri
( fluktose ) içermediği, aynı zamanda normal ev şekeri olarak bildiğimiz şeker
ihtiva ettiğini de bilmeniz gerekir. Bu şeker çeşidinin, vücudun insülin
düzeyini yüksettiğini unutmayınız. Diyet süresince mümkün olduğu kadar az meyve
yenmelidir. Özellikle yemek aralarında ve akşam vakitlerinde meyve yenmemelidir.
Meyve yemek istediğiniz zaman özellikle öğün yemekleri zamanında tüketin. Aynı
uygulama, meyve suları için de geçerlidir. Bu sular, şekersiz olarak
nitelendirildikleri hallerde bile, doğal yapıları itibarıyla çok miktarda şeker
içerdikleri unutulmamalıdır. Özellikle uygun olmayan meyveler şunlardır: Üzüm,
ananas, mandalina ve muz. Sınırlı olarak izin verilen meyve çeşitleri: Armut,
elma ( elma suyu değil ), ahududu çilek ve kivi
5) Yolda iken neyi, ne zaman yemeliyim?
Vücudunuzun alışkın olduğu ritmi bozmamaya dikkat ediniz. Öğle saatlerinde, ana
yemek öğününü almayı ihmal etmeyiniz. Yolda olduğunuz zaman, içine peynir
benzeri katık konmuş çavdarlı ekmekleri tercih ediniz. Tereyağı olmamasına
dikkat ediniz. Mümkünse, pirinç ihtiva eden bir yemeği tercih ediniz, domates
soslu makarnalar ( sosun yağlı olmamasına dikkat edilmelidir ), vejeteryan
ağırlıklı yemekler, veya doğu ülkelerinin mutfaklarından gelen lezzetleri tercih
edebilirsiniz. Bunların yanında haşlanmış patates tüketimi de mümkündür.
Haşlanmış patateslerin üzerine az yağlı krem peynir koyabilirsiniz.
Zayıflama Beyinde Başlar.
Canınız birşeye sıkıldığında veya daralma hissettiğinizde buzdolabınıza ne kadar
sık gidiyorsunuz? İçi şekerlemelerle dolu torbanız, sizin ruh sıkıntınızı
aşmanızda ne kadar yardımcı oluyor?
Düzenli ve sürekli bir şekilde zayıflama sürecini devam ettirebilmek için bu
davranışlarınızı belirlemeniz ve bunu daha sağlıklı bir davranış türüyle
değiştirmeniz gerekir.
Yemek yemek, can sıkıntınızı gidermek, yalnızlığınızı unutturma veya
sinirlerinizi yatıştırmak için kullanılan bir metot olmamalıdır. Vücudunuzun
ihtiyacını karşılamak için yemek yediğinizde doyduğunuzu da hissedeceksiniz.
Alacağınız gıda miktarını, canınızın sıkıntısından kurtulmak için yaptığınız
girişimler değil, kendiniz şuurlu olarak belirlemelisiniz. Herşeyin daha iyi
veya daha kötü olması, sizin kararlarınıza ve davranışlarınıza bağlıdır. Hayal
kırıklığınızı veya can sıkıntınızı gidermek için yemek yemeyi bırakmanız ve
zayıflama yolunda önemli bir adım atmanız, sizin kararınıza bağlı olacaktır.
Yemesi yasak olan gıda maddeleri yoktur, sadece tüketimi azaltılması gereken
gıdalar vardır. Burada da yemeğinizden lezzet ve zevk almanız ön planda
kalmalıdır. Telaşlı, hızlı ve başka işlerin yanısıra ( televizyon seyrederken,
gazete okurken, bilgisayar başında çalışırken veya internette gezinirken ),
plansız bir şekilde yenilen yemekler sağlığımızı tehdit eder. Ayakta fast food
olarak bilinen hızlı yeme alışkanlığımızda bir başka yaygın tehdit unsurudur.
Bütün bunları değiştirmek elimizdedir.
Aşağıda basit kurallar zayıflamanıza yardımcı olacaktır.
Her zaman bir yere oturarak yemek yeyiniz. Yemek için kendinize özel bir zaman
dilimi ayırınız. Bu zaman sizi rahatlatacak ve sakinleştirecektir. Bilinçli
olarak yemek yemek, daha az yemek anlamına gelir. Lokmalarınızı uzun uzun
çiğneyiniz ve yemek esnasında bol miktarda içecek tüketmeyi de ihmal etmeyiniz.
Televizyon tuzağına dikkat ediniz: Televilzyon reklamlarının size yönelik aşırı
yeme tuzağına karşı dikkatli olmalısınız. Şekerlemeler ve diğer çerez
çeşitlerinin içindeki yağlara ve karbonhidratların bol olduğunu hatırınızdan
çıkarmayınız. Mümkün olduğu kadar az televizyon seyrediniz. Fazla televizyon
seyretmeniz durumunda ise, çok miktarda su ve kalorisi az içecekler alınız.
Televizyon seyrederken, birşeyler atıştırmamaya özellikle dikkat gösteriniz.
Kendiniz için bir akşam programı düzenleyiniz: Yürüyüşe çıkınız, bulmaca
çözünüz, birikmiş işlerinizi yapınız.
Akdeniz Piramit Sistemi'ne göre sağlıklı beslenme
Gıda maddelerini hangi miktarlarda beslenme programına göre uygun miktarda
aldığınız önemlidir.
Doyma Seviyesi
Kalori alımının yüzde 65'lik bölümü tahıl ürünlerinden, pirinç, baklagillerden
ve patatesten oluşmalıdır. Bunun yanı sıra bolca sebze ve meyve tüketimi de
unutulmamalıdır.
Burada posası bol gıda maddeleri tercih edilmelidir. Posalı gıdalar, lifli
bitkilerden oluşmaktadır. Bu bitkiler, vücudun doyuma ulaşmasında önemli rol
oynar. Bu gıda maddelerindeki yağ oranı çok düşüktür.
Ana yemeklerin yanında - orta ölçülü tüketim
Ana yemeklerin yanında az miktarlarda tüketilebilecek ürünler: yağsız et ve
balık, az yağlı süt ve süt ürünleri, yumurta.
Önemli: Gıda ürünleri satın aldığınızda ürünlerin içindeki yağ miktarlarına
dikkat ediniz. Bu ürünlerin bazılarının "saklı yağlar" ihtiva ettiğini
unutmayınız.
Yemek kültürünün kibarlaştırılması
Bitkisel yağlar, tereyağı, kabuklu yiyecekler ( fındık, fıstık vs. ). Şeker,
bal, şekerlemeler, çerezler, kekler ve pastalar... Bu gıda maddelerinin
hepsinden vazgeçmek mecburiyeti yoktur. Bunlarında vücut için yararlı maddeler
olduğunu unutmamalıyız. Ancak tüketim miktarları az ve kontrollü olmalıdır.
Önemli: Bu gruptan olan gıdaları kendinize yasaklamayınız. Mesela " Bugünden
itibaren artık hiç çikolata yemeyeceğim" demeyiniz. Bu ve benzeri durumların
başarılı olma ihtimali düşüktür ve sizin bu gıdalara karşı talebinizi
ateşleyecektir.
Ara sıra kendinize bu gıdalardan bir miktar almaya müsaade ediniz. Ama
miktarının fazla olmamasına dikkat ediniz. Bir kutu çikolatayı tek başınıza
bitirmeyiniz, bunun yerine bir kısmını yiyiniz, tüketiminizi kontrol altında
tutunuz.
Tüketilmesi önerilen yağlar, özellikle vücut için gerekli yağ asitleri çeşitleri
( Omega 3 ve Omega 6 çeşitleri ) içeren yağlar, zeytin yağı, ayçiçek yağı ve
soya yağıdır.